TR
Search
BİLGİ BANKASI

Bekleyen Giyim Ürünlerine Ne Olacak?

COVID-19 sonrasında hazırgiyim sektörü için yaşanacak en büyük sorunlardan biri
limanlarda, depolarda, fabrikalarda ve mağazalarda bekleyen ilkbahar-yaz sezonu
ürünlerinde yaşanacaktır. 

Accelerating Circularity isimli, sektörün lineer bir yapıdan döngüsel bir yapıya geçişini
savunan sektörel iş birliği projesinin kurucularından olan Karla Magruder konuyla ilgili
görüşlerini aktarmış ve durumun vahametini açıklamıştır.  

Perakende sektörü tekrar faaliyete geçtiğinde tüm üretilmiş olan ya da depolarda bekleyen
ürünlerin mağazalara gönderilip gönderilmeyeceği ve tüketicilerin bu ürünleri almak isteyip
istemeyecekleri şu an için belirsizdir. Bu ürünlerin satılamaması durumunda ne olacağı da merak konusudur.

Üretim fazlasının ilk etapta mağazalara gönderilmesi beklenmektedir. Ancak yeni sezon ürünleri
geldiğinde mağazacılar bu ürünleri daha fazla reyonda bekletemeyecektir. Bu durumda da stokta bulunan
ürünleri eritebilmek için yüksek oranlı indirimler söz konusu olacaktır. Bazı uzmanlar indirim
oranlarının %70 ve hatta daha da fazlası olabileceğini düşünmektedir.

Bu kadar zor bir dönem sonrasında sıfırdan büyük her fiyat iyileşme yolunda bir adım olacağı için
perakendecilerin karlarından feragat etmesi kaçınılmazdır. 

Ancak bu seviyede bir indirim, virüs öncesinde de her şeyi indirimli fiyattan alma içgüdüsüyle
hareket eden tüketicilerle zaten kısırdöngüye girmiş olan sektör için başka sorunlara neden olacaktır.

Ayrıca sırf indirimde olduğu için insanlar illa ki bir şeyler alacak diye bir kaide de olmadığından
bu ürünlerin çoğunun raflarda kalacağı kesindir. Bu nedenle COVID-19 sonrası aşırı stok
nedeniyle sorun yaşanacaktır. 

Kıyafetlere Ne Olacak?

Koronavirüs ile birlikte moda takviminin de tüketicilerin “al ve kullan” isteğine de uygun olarak
normal mevsimlerle paralel hale geleceğine yönelik pek çok şey söylenmiştir. Ancak tüketicilerin
her mevsim kullanılabilecek şekilde yeniden elden geçirilmiş ilkbahar ürünlerini mi yoksa
bu bahar için üretilen ürünleri bir sonraki ilk baharda satın almayı mı tercih edeceği bilinmemektedir. 

Bir başka çözüm ise mevcut ürünleri bir sonraki sezon için yeniden tasarlamaktır ancak burada da
tedarik zincirinin kompleks yapısı nedeniyle sorunlar çıkmaktadır. Yeniden tasarlanan bu ürünlerin
yerel pazarlarda değerlendirilmesi durumunda da beden konusunda sorunlar oluşabilecektir.
Bununla birlikte markaların ürünleri yeniden işlemden geçirip pazarlamaya yönelik
eğilimlerinin daha yüksek olduğuna dair bilgiler edinilmektedir.

Ürünlerini bir sonraki yılın ilkbahar-yaz sezonu için bekletmeyi planlayan markalar ve perakendeciler için ise
depolama en büyük sorunu oluşturmaktadır. Tüm bu ürünleri depolamanın mümkün olmadığı bilgisiyle
stok fazlası bu ürünlerin ne olacağı sorunu güncelliğini korumaktadır.

Satılmayan Ürünlerin Kaderi 

Perakendecilerin satılmayan ya da stok fazlası ürünleri fiyatlarını kırarak indirimli satış mağazalarına satması
beklenmektedir. Ancak aynı üründen yüzlerce adet almak için bu indirimli satış mağazalarını ikna etmek ayrı
bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Aynı sorun, ürünlerin indirimli satış mağazaları sonrasındaki
muhtemel durağı olan ikinci el pazarında da ortaya çıkacaktır.

Ayrıca tüketicilerin ikinci el kıyafete yönelik talepleri Koronavirüs riski taşıyabilecekleri endişesiyle eskiye
göre daha düşük olabilecektir. Satılamayan ürünlerin geri gönderimi de nakliye ücretini kimin
ödeyeceği ya da paketlemenin dahil olup olmayacağı gibi alt sorunları içermektedir.

Eğer ürünler indirimli satış mağazalarında ya da ikinci el pazarında satılamazsa bu durumda markaların
gideceği bir sonraki durak yardım merkezleri ve sonrasında da geri dönüşüm olacaktır. 

Hiç kullanılmamış yeni giysilerin bu şekilde kullanılacak olması en son istenecek şey olsa da ürünlerin atıl durumda
beklemesi ya da yok edilmesinden çok daha iyidir. Bu soruna karşılık en iyi çözüm yine teknolojiden geçmektedir.
Geri dönüşümde ölü stoktaki ürünlerin kullanılabilmesi için bu yöntemlere olan talep de artacaktır.

Hazırgiyim sektörünün bu süreçten kar elde ederek çıkması söz konusu olmadığı için alınan
hasarı en aza indirecek şekilde hareket etmek en doğrusu olacaktır.